Tina Modotti’nin her birinde farklı bir
kadına baktığımı hissettiğim portrelerinin hiç değişmeyen yönü;
Modotti’nin duru, dingin güzelliği. O güzelliği bir kaza olarak
nitelendirse de Edward Weston da dahil pek çok erkeğin, Tina'ya
çılgınlar gibi aşık olması şaşılacak bir şey değil. Güzel, romantik,
çekici, hırçın, şaşkın bakışlarıyla etkili bir model Tina Modotti.
Saçları mücadele edenlerinki gibi dağınık. Bunlardan Edward Weston’un
1921’de çektiği, eli heyecanını bastırmaya çalışır gibi göğsünde duran
portresinde, gerçeğin ötesini arayan çocuksu gözleri şaşkın, sanki
kendine yapılan suçlamalar karşısında duruyor ve onu şaşırtıyor gibi.
Ünlü portrelerin modeli Tina Modotti, bunların yanında
portreyi yeniden tanımlamış oluşuyla belgesel fotoğraf için çok önemli
bir fotoğrafçı. Fotoğrafı düşüncesini ifade için bir araç haline
getirmiş ve hatta fotoğrafı militanlık uğruna ihmal etmiştir. Birçokları
fotoğrafçının sadece olanı belgelemesi gerektiğini savunur. Fotoğrafçı
onlara göre; fotoğrafı, düşüncesini ifade için araç haline
getirmemelidir. Bu hayli yaygın bir görüştür. Fotoğrafçılığı sınırlamak
istedikleri söylenebilir. Tina bu sınırları bilinçli ve dikkatli bir
şekilde yıkan kadındır.
Politik belgesel fotoğrafa büyük katkı
sağlayan, devrimci fotoğrafçı olarak anılan Tina Modotti’nin tüm
fotoğraflarında hassasiyet ve estetik; yoksullar, çalışan insanlar,
çalışan elleri (Hands washing, Hands holding tool, Hands of the
Marionette Player) model alan fotoğraflarında duyarlılık; ideolojik,
komünist natürmortun çok önemli örneklerinde (Mella’s Typewirter,
Bandolier, Hammer Sickle) enternasyonal milliyetçilik görülür. Mella’s
Typewirter bir militanın portresidir. Çünkü daktilo da, orak çekiç gibi,
komünizmin göstergelerindendir ve onun devrimci sanatını ve bakışını
göstermesi açısından tatmin edici bir göstergedir. Bu fotoğraflar
Meksika’nın günlük hayatını en yalın, en çarpıcı biçimde belgelerken,
Modotti’nin sağlam muhalif tarafının da belgeleridir.
Nadire
Korkmaz
